Bazen Ailenin Şirketten Biraz Uzaklaşması Gerekir


Aile şirketleri iş hakkında çok fazla konuşur. Satışlar, yatırımlar, çalışanlar, müşteriler, nakit akışı ve o hafta çözülmesi gereken sorunlar genellikle gündemin büyük bölümünü oluşturur. Buna karşılık ailenin kendisi ve herkesin gelecek yıllarda şirketten ne beklediği çok daha az konuşulur.
Aile büyüdükçe bu konu daha da önemli hale gelir. Kurucu nesilde birçok karar yemek masasında ya da iki üç kişinin yaptığı bir konuşmayla alınabilir. Üçüncü veya dördüncü nesle gelindiğinde ise ailede onlarca kişi olabilir. Bazıları şirkette çalışır, bazıları tamamen farklı kariyerler sürdürür. Bazıları hissedar, bazıları geleceğin hissedarıdır. Bazı eşlerin ise şirkette payı olmasa bile hayatları aile işletmesiyle yakından bağlantılıdır.
Bu noktada, herkes aynı aileye mensup olduğu için aynı yönde düşündüğünü varsaymak tehlikeli olabilir. Aile üyeleri şirketin ailede kalmasını istediklerini söyleyebilir, ancak bunun ne anlama geldiği konusunda çok farklı düşüncelere sahip olabilirler. Bir kişi büyümeyi ve yeniden yatırımı önceliklendirirken bir başkası düzenli temettü bekleyebilir. Bazıları şirketin aile üyeleri tarafından yönetilmeye devam etmesini isterken bazıları profesyonel yönetime daha sıcak bakabilir. Bir nesil şirketi öncelikle rekabet etmesi ve büyümesi gereken bir işletme olarak görürken, başka bir nesil onu aynı zamanda korunması gereken bir aile mirası olarak değerlendirebilir.
Bu görüşlerin hiçbiri tek başına yanlış değildir. Sorun, bunlar hiç konuşulmadığında başlar. İyi tasarlanmış bir aile toplantısı veya aile çalıştayları tam da bu noktada çok değerli olabilir. Böyle bir buluşma sadece birlikte geçirilen bir hafta sonu değildir ve aile tatiliyle karıştırılmamalıdır. Amaç, günlük iş baskılarından yeterince uzaklaşarak ofiste ya da yemek masasında kolay kolay yapılamayan konuşmalar için alan açmaktır.
Soruların çok karmaşık olması gerekmez. Bu şirket aile olarak bizim için ne ifade ediyor? Bir sonraki nesilde de ortak kalmak istiyor muyuz? Nasıl bir şirkete sahip olmak istiyoruz? Şirketten finansal olarak ne bekliyoruz? Ortak olmanın beraberinde getirdiği sorumluluklar neler? Aile ve şirket büyürken hangi değerleri korumak istiyoruz? Bu sorular basit görünebilir, ancak cevaplar yıllardır yüzeye çıkmamış önemli farklılıkları görünür hale getirebilir.
Böyle bir toplantı, normalde şirketle ilgili konuşmaların dışında kalan aile üyelerine de söz hakkı verir. Birçok aile şirketinde toplantılara doğal olarak işin içinde olanlar hâkim olur. Rakamları bilirler, yöneticileri tanırlar ve şirketin karşı karşıya olduğu sorunlara daha yakındırlar. Şirkette çalışmayan aile üyeleri ise yeterince bilgi sahibi olmadıklarını düşündükleri için konuşmaktan çekinebilir. Oysa bu kişiler mevcut ya da gelecekteki hissedarlar olabilir ve onların beklentileri zamanla önem kazanacaktır.
Ancak seslerinin gerçekten faydalı olabilmesi için konuşmalara katılabilecek kadar bilgiye de sahip olmaları gerekir. Bu nedenle aile toplantısı sadece herkese ne düşündüğünü sormakla sınırlı kalmamalıdır. Büyük konular tartışılmadan önce şirket, ortaklık ve temel finansal meseleler hakkında ortak bir anlayış oluşturmak da gerekir.
Örneğin temettü veya gelecekteki yatırımlar hakkında yapılacak konuşmalar, aile üyeleri nakit akışını, riski, yeniden yatırımı ve şirketin finansal ihtiyaçlarını anladığında çok daha verimli hale gelir. Benzer şekilde yönetişim üzerine yapılan tartışmalar, aile, ortaklar, yönetim kurulu ve yönetimin rollerinin farkı anlaşıldığında daha anlamlı olur. Sağlıklı bir uyum, yalnızca fikirlerin değil, bilgiye dayanan fikirlerin üzerine kurulur.
Hazırlık da önemlidir. En verimli aile toplantıları genellikle herkes cumartesi sabahı odaya girdiğinde başlamaz. Önceden yapılan birebir görüşmeler, kısa anketler veya bireysel konuşmalar, insanların grup içinde başta dile getirmekte zorlanabileceği konuları ortaya çıkarabilir. Aynı zamanda ailenin zaten güçlü biçimde uzlaştığı alanları da görünür hale getirebilir. Bu da en az sorun alanlarını görmek kadar değerlidir.
Aileler yönetişim çalışmasına çoğu zaman çözülmesi gereken büyük bir sorun varmış gibi başlayabilir. Bazen ilk fark edilen şey, aslında düşündüklerinden çok daha fazla konuda aynı fikirde olduklarıdır. Bu ortak zemini görünür hale getirmek hem güven yaratır hem de daha zor konuşmalar için önemli bir ivme sağlar.
Kimlerin katılacağı da ayrı bir karardır. Ailenin yapısına göre eşlerin veya genç aile üyelerinin toplantının en azından bir bölümüne dahil edilmesi anlamlı olabilir. Hissedar olmayabilirler ya da şirkette çalışmıyor olabilirler, ancak aile işletmesi yine de hayatlarını etkiler. Onları sürece dahil etmek, konuşmayı genişletir ve ne olduğunu bilen bir iç halka ile kararları sonradan duyan bir dış halka oluşmasını önlemeye yardımcı olabilir.
Toplantı sırasında insanların nasıl gruplandığı bile fark yaratabilir. Aile üyeleri doğal olarak en iyi tanıdıkları kişilerle oturma eğilimindedir. Farklı nesilleri, aile kollarını, hissedarları ve hissedar olmayanları karıştırmak, normalde hiç yaşanmayacak bazı konuşmaların önünü açabilir.
Bazen birbirleriyle çok az konuşan iki kuzen aslında benzer kaygıları taşıdığını fark eder. Genç bir aile üyesi, önceki kuşaktan daha önce hiç duymadığı bir hikâyeyi öğrenir. Şirket dışında çalışan biri, yönetimin bazı kararları neden aldığını daha iyi anlamaya başlar. Şirketin içinde olan biri ise aktif olmayan bir hissedarın neye kaygı duyduğunu ilk kez gerçekten fark eder.
Bu tür konuşmalar bazen bir PowerPoint sunumundan çok daha değerlidir. Dışarıdan bir kolaylaştırıcının sürece dahil olması da faydalı olabilir. Bunun nedeni ailenin bu konuşmaları kendi başına yapamaması değil, kolaylaştırmanın odadaki dinamikleri değiştirmesidir. Kurucu ya da CEO toplantıyı yönettiğinde, sahip olduğu otorite doğal olarak konuşmayı etkiler. Diğer aile üyeleri ona karşı çıkmaktan çekinebilir ya da önce onun konuşmasını bekleyebilir.
Tarafsız bir kişi süreci yönettiğinde aile üyeleri daha eşit biçimde katılım gösterebilir. Kolaylaştırıcı zor soruları sorabilir, daha sessiz kalan kişilerin sesinin duyulmasını sağlayabilir ve eski aile dinamikleri konuşmayı başka bir yöne çekmeye başladığında odağı koruyabilir. Yine de toplantının kendisi nihai sonuç değildir.
Başarılı bir aile buluşması, herkes evine döndükten sonra da bir şeylerin devam etmesini sağlamalıdır. Aile değerlerinin netleştirilmesi, iletişimin geliştirilmesi gereken alanların belirlenmesi, çalışma gruplarının oluşturulması, aile anayasası sürecinin başlatılması, aile konseyi kurulması ya da ortaklık ve gelecekteki büyüme konusunda beklentilerin netleştirilmesi bu çıktılardan bazıları olabilir. Bu nedenle aile çalıştayları bir sonuçtan çok başlangıç noktası olarak görmek daha doğrudur. Asıl değeri, ailenin bundan sonra ne yapması gerektiğini görebileceği kadar açıklık yaratmasından gelir.
Bu özellikle önemlidir çünkü uyum, herkesin her konuda aynı fikirde olması anlamına gelmez. Birden fazla neslin ve çok sayıda hissedarın olduğu hiçbir ailede bu gerçekçi değildir. Uyum, ailenin hangi konularda ortaklaştığını, nerelerde farklı düşündüğünü ve farklı görüşler ortaya çıktığında kararların nasıl alınacağını anlamasıdır.
Aynı zamanda zaman zaman daha temel bir soruya da cevap verebilmeyi gerektirir. Bu yolculuğa hâlâ birlikte devam etmek istiyor muyuz? Bu soru rahatsız edici gelebilir, ancak soruyu sormamak onu ortadan kaldırmaz. Aslında aile ortaklığının her nesilde yapabileceği en sağlıklı şeylerden biri, aile mülkiyetinin devam etmesinin hâlâ herkes için anlamlı olup olmadığını açıkça konuşmaktır.
Cevap evetse bu ortak kararlılık şirkete çok önemli bir avantaj sağlar. Yönetim kurulu ve yönetim, daha uzun vadeli kararlar alma, yatırım yapma ve geleceği planlama konusunda daha fazla güven kazanır. Cevap hayırsa da bunu yıllar sonra büyük bir çatışmayla öğrenmektense, düşünülmüş ve açık bir konuşmanın sonucunda fark etmek çok daha sağlıklıdır.
Bir aile buluşması hafta sonu içinde bütün aile meselelerini çözemez ve zaten çözmeye çalışmamalıdır. Asıl değeri, günlük iş hayatının izin vermediği konuşmalar için alan yaratmasında ve bu konuşmaları daha net bir ortak yöne dönüştürmesindedir. Bazen aile şirketinin geleceği hakkında gerçekten konuşabilmek için, önce aile olarak şirketten biraz uzaklaşmak gerekir.
Stoika Consulting olarak aile şirketleriyle aile toplantılarının ve aile çalıştaylarının kolaylaştırılması, ortak değer ve beklentilerin netleştirilmesi ve kuşaklar boyunca devamlılığı destekleyecek yönetişim yapılarının kurulması üzerine çalışıyoruz. Aileniz nasıl bir gelecek istediğini konuşmaya başladıysa, bu süreci birlikte ele alabiliriz.




Yorumlar