Karar Modunda Sıkışıp Kalmak
- Stoika Consulting

- 4 gün önce
- 2 dakikada okunur

Hepimiz bu durumu yaşamışızdır. Çalışmak için oturursunuz, tarayıcınızda 50 sekme açıktır, gelen kutunuz doludur ve takviminiz bir yapboz gibi görünür. Yapmanız gereken önemli işler olduğunu bilirsiniz ama her bir seçenek bir öncekinden daha ağır gelir.
İlerlemek yerine yerinizde sayıyormuş gibi hissedersiniz. İşte buna karar felci diyoruz, çok fazla seçenek ya da belirsizlik nedeniyle hiçbir karar verememe hâli.
İş dünyasında karar felci sadece bir günü yavaşlatmaz, büyümeyi de yavaşlatır. Liderler ve ekipler kararları ertelediğinde ya da kaçındığında, fırsatlar gözden kaçar, momentum kaybolur ve güven zedelenir. Sonuçta, alınmayan kararların bedelini organizasyon öder.
Peki bu neden olur? Özünde karar felci, zihinsel ve organizasyonel bir örüntüdür. Riskler yüksek göründüğünde, iyi bir karar yerine mükemmel kararı ararız. Aşırı analiz yapar, daha fazla veri inceler, daha çok görüş toplar ve bu süreçte aksiyonu geciktiririz. Bu tembellik değildir, belirsizlik ve karmaşıklığa verilen insani bir tepkidir.
İyi haber şu ki karar felci kaçınılmaz değildir. Disiplin, strateji ve niyetle aşılabilir.
İlk adım öncelikleri netleştirmektir. Çoğu zaman her işi aynı derecede acilmiş gibi ele alırız. Oysa her konu aynı anda karar gerektirmez. Bu hafta, bu çeyrek ve bu yıl için gerçekten neyin önemli olduğunu belirlemek gerekir. En küçük ama en etkili kararlardan başlamak, momentum yaratır.
İkinci olarak, kararlar için zaman sınırları koymak gerekir. Ucu açık düşünme biçimi, sonsuz değerlendirmeyi davet eder. Kısa da olsa bir son tarih belirlemek, odağı artırır ve bitmeyen “ya şöyle olursa” sorularının yarattığı zihinsel yükü azaltır.
Üçüncü adım, ortak bağlam ve net sahiplik oluşturmaktır. Yetkinin belirsiz olduğu ya da herkesin bir başkasının karar vermesini beklediği durumlarda kararlar tıkanır. Ekipler bir kararın kime ait olduğunu netleştirip, o kişiyi açık sınırlar içinde yetkilendirdiğinde organizasyon daha çevik hâle gelir ve daha az konu tekrar liderin üzerine yığılır.
Dördüncü olarak, bazı kararları geri döndürülebilir deneyler olarak görmek gerekir. Her kararın kusursuz olması gerekmez, bazıları yolda düzeltilebilir. Öğrenme ve yineleme bakış açısı, yanlış yapma korkusunu azaltır ve gerçek ilerlemeyi hızlandırır.
Son olarak şunu hatırlamak gerekir ki hareketsizlik de bir tercihtir ve çoğu zaman kimseye fayda sağlamaz. İş dünyasında momentum önemlidir. Kararlar hareket yaratır. Kusurlu kararlar bile bizi ileri taşır, kör noktaları görünür kılar ve kararsızlığın asla açamayacağı yolları açar.
Kararsızlık döngüsünü kırmak insanüstü bir netlik gerektirmez. Elinizdeki bilgilerle harekete geçmeye ve öğrendikçe iyileştirmeye istekli olmayı gerektirir. Liderlik de tam olarak burada ortaya çıkar, kusursuz kararlar almakta değil güvenle ileriye doğru hareket edebilmekte.
Eğer karar felci ekibinizi ya da organizasyonunuzu yavaşlatıyorsa, kararların nasıl yapılandırıldığını, kime ait olduğunu ve nasıl hayata geçirildiğini yeniden düşünmenin zamanı gelmiş olabilir.
Karar alma süreçlerinize daha fazla netlik, momentum ve disiplin kazandırmayı keşfetmek isterseniz, bizimle iletişime geçebilirsiniz.




Yorumlar